
Kaptan bu kadar hızlı gitme hava güzel deniz güzel
Yelken yeter bize akıntı burnu önümüzde
Mandalina kokuları sahilden dolsun içimize
Mutluyum diyorum kendime sağım solum önüm arkam
Her yer mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü
Her yer masmavi akdeniz meltemi altında kitabım kucağımda
Ne güzel şey uyuklamak sana ilk aşık olduğumda
Geceyarı dolunayda bu koyda yüzmüştük çırılçıplak
Yıllar nasıl aktı geçti lacivert mayom eridi güneşten artık
Mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü her yer masmavi
Yatma vakti geldi artık rakı balık harikaydı kaptan eline
Sağlık
Son bir kadeh dostlar için artık aramızda olmayan
İnşallah onlar da mutludurlar
Mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü her yer masmavi

Küçücüktüm ufacıktım
Bir dilenci kraldım
Çok yürüdüm
Çok acıktım.
Kalbim sızlar
Yüzüm gizler
Bir tren camından dünyayı gördüm
Haline üzüldüm...
Sus konuşma
Sözler kimin umurunda
Son bir öpücük
Yeter açık yaralarıma
Belki sen
Umutsuzluktan sessizsen
Zaten herzaman kaybettik senle ben
Hayat bir yarış dersin
Bir meydan savaşı
Bir kavga
Sakın yara alma
Küçük kağıt bir gemisin
Gazeteden koparılmış
Kıvrımların açılırken
Yorulmaz mısın hergün ölmekten

Al tüm param bu dedim, boşver dedi sende kalsın
Bir parça yeter, ufak. Kopar ver yiyeceğinden
Etrafına bak, onlardan olma sakın
Yola koyul küçük küçük, git buralardan
Sokaklarda sapsarı yapraklar
Mazgallarda yağmurlar
Hangi kentte bu denli acı var
Başka nerde İstanbul kadar
Git, yapraklar yatağın olsun
Kırlangıçlar arkadaşların
Yildizlar yorganın olsun
Hem zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar
Benden geçti ama sen yap, git buralardan
Bitene kadar bitmez hayat, bitti mi de biter ama
İç tüm şaraplarını, bu dünyanın
Kay ıslak güvertelerinde, bütün güzel kadınların
Büyük aşklar hep senin olsun
Hem zaten boşu boşuna başkalarında duruyorlar

Bir iskambil falında çıkmıştık birbirimize
O güzel kupa kızıydı sinek valesiydim bense
Gece yarısı o perşembe rastladım köprü üstünde
Ağlama dedim o ağladı tırabzanlardan indiğinde
Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim
Senin için rüzgarda hep yağmur mu var
Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan
Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar
Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi eri ağzımda
Sırılsıklamdı soyundu vücuduma dokundu
Biraz pürüzlü tenimde yaşam hücrelerimi buldu
Mutluydum o uyudu sarıldım sayıklarken
Tanımadığım o adları yanımda çırılçıplak
Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim
Senin için rüzgarda hep yağmur mu var
Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan
Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar
Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi eri ağzımda
Rüyamda gururluydum biliyordum diyordum
İnanmak lazımmış meğer iskambil fallarına
Uyandım bakakaldım hayali bir parmağın
Bıraktığı yazıya pencere camının buğusuna
"Hoşçakal"
Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna
Bir kar tanesi eri ağzımda