
Suç yok, suçlu yok
Hayat böyle anladım
Aşk yok, artık yok
AmA amanla alıştım
Senle ben hep böyle kalacagız
Gitgide eriyip yok olacağız
Yavaş yavaş
Sorma neden niçin
Her şey yalnızlıktan
Bak bak bak
Güzel bir gün
Ölmek için
Düş yok, gerçek yok
Bak sonunda anladım
Yaz yok, kış yok
Artık zamanı karıştırdım
Sorma neden niçin
Her şey yalnızlıktan
Bak bak bak
Güzel bir gün
Ölmek için

Yaralı dizlerim koşamam ki
Kapalı yollarından alkamam ki
Unutkan nehrimin
Yolumu sormadan bulamam ki
Karlı dağlarında doğamam ki
Saklı kentinin
''Çok üzülme, çok susma
Çok terleme, çok susma
Çok da kitap okuma '' dedi annem
''Çok terleme çok yorulma
Girdaplarında boğulma
Yalnızlığına da çok alışma''
Güneşim olmaden göremem ki
Ay tutulurken uyuyamam ki
Karanlık olsa da
Ben herkesi sevemem ki
Sevmeden de yaşayamam ki
Yanlış olsa da

Küçücüktüm ufacıktım
Bir dilenci kraldım
Çok yürüdüm
Çok acıktım.
Kalbim sızlar
Yüzüm gizler
Bir tren camından dünyayı gördüm
Haline üzüldüm...
Sus konuşma
Sözler kimin umurunda
Son bir öpücük
Yeter açık yaralarıma
Belki sen
Umutsuzluktan sessizsen
Zaten herzaman kaybettik senle ben
Hayat bir yarış dersin
Bir meydan savaşı
Bir kavga
Sakın yara alma
Küçük kağıt bir gemisin
Gazeteden koparılmış
Kıvrımların açılırken
Yorulmaz mısın hergün ölmekten

Al tüm param bu dedim, boşver dedi sende kalsın
Bir parça yeter, ufak. Kopar ver yiyeceğinden
Etrafına bak, onlardan olma sakın
Yola koyul küçük küçük, git buralardan
Sokaklarda sapsarı yapraklar
Mazgallarda yağmurlar
Hangi kentte bu denli acı var
Başka nerde İstanbul kadar
Git, yapraklar yatağın olsun
Kırlangıçlar arkadaşların
Yildizlar yorganın olsun
Hem zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar
Benden geçti ama sen yap, git buralardan
Bitene kadar bitmez hayat, bitti mi de biter ama
İç tüm şaraplarını, bu dünyanın
Kay ıslak güvertelerinde, bütün güzel kadınların
Büyük aşklar hep senin olsun
Hem zaten boşu boşuna başkalarında duruyorlar